KDV oranları değiştirildi

İşte yapılan değişiklikler:

1- Konut Sektöründe Kdv Oranları Değiştirildi.

  • Büyükşehir KDV uygulaması kaldırıldı. 2013 yılında yürürlüğe giren ve büyükşehirlerde inşa edilen net alanı 150 m2’nin altındaki konutların KDV oranını arsanın emlak vergisi değeri, inşaatın sınıfına bağlayan düzenleme yürürlükten kaldırılıyor. Artık konutlar nerede olursa olsun aynı KDV oranına tabi olacak.Bu düzenleme sonrasında büyükşehirlerde yüzde 1 KDV ye tabi konut üretecek arsa kalmamıştı. Yerinde bir düzenleme olmuş.
  • Net alanı 150 m2’nin altında kalan konutlarda KDV oranı, yüzde 1’den yüzde 8’e çıkarılıyor. Konut sektörü bu değişikliğe şiddetle karşı çıkıyordu. Bu düzenleme söz konusu konutlarda yüzde 7 artış anlamına geliyor.
  • Kentsel dönüşüm kapsamında olan ve net alanı 150 m2’nin altında kalan konutlarda yüzde 1 KDV oranı devam ediyor.
  • Net alanı 150 m2’nin üzerindeki konutlar yüzde 18 KDV’ye tabi bulunuyordu. Yeni düzenleme ile bu konutlarda 150 m2’ye kadar yüzde 8, kalan kısım için yüzde 18 KDV hesaplanacak. Bu düzenleme kentsel dönüşümde, 150 m2’ye kadar yüzde 1, aşan kısım yüzde 18 olarak uygulanacak.
  • Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Kanunu kapsamındaki konutlarda 150 metrekareye kadar %1, aşan kısmı için %18 KDV tahakkuku yapılacaktır.
  • Arsa ve arazi teslimlerinde KDV oranı yüzde 18’den yüzde 8’e indiriliyor.
  • Ülkemize döviz kazandırılması amacıyla yabancılara satılan konut ve işyerlerinde ki istisna süresi 1 yıldan 3 yıla çıkarılmıştır.
  • Cumhurbaşkanı kararının yürürlük tarihinden önce alınmış ruhsatlar kapsamında yapılan konutlar bu yeni düzenlemelere değil, eski düzenlemelere tabi olacak. Konut sektöründe artık daha az KDV iadesi alınacak.

2- Demir-Çelik Ürünlerine Kdv Tevkifatı

Demir-çelik ürünlerinin nihai tüketiciye kadarki satış aşamalarında KDV tevkifatı uygulaması getiriliyor.

3- Tarım sektöründe her türlü sertifikalı tohum, fide, fidan teslimlerinde KDV’yi %1’e, süt toplama tankları gibi kimi ürünlerdeki KDV’yi de %8’e düşürülmüştür.

4- Sağlık Bakanlığı Mevzuatı kapsamındaki tıbbi cihazların KDV’sini %18’den %8’e indirilmiştir.

5- Yatırım teşvik belgesi kapsamındaki işlerin KDV istisnası yöntemini değiştiriyor, turizm yatırımları da dâhil edimiştir. Bir diğer düzenleme sayesinde, imalatçılar yatırımlarını bitirdikten sonra KDV iadesi talep etmek yerine KDV ödemeden aynı işlemleri yapabileceklerdir.

6- Yeme içme hizmetlerinin tamamında KDV oranını %8 olarak belirlenmiştir. Böylece yeme içme hizmetlerinde hâlen birinci sınıf işletme, üç yıldız ve üzeri otel gibi yerlerde uygulanmakta olan %18 KDV oranını %8’e indirilmiş oldu.

7- Temel ihtiyaç maddelerinden olan deterjan, sabun, tuvalet kâğıdı, peçete, bebek bezi gibi ürünlerin KDV’sini %18’den %8’e indirilmiştir.

8- Oto galericilerin araç alım satımından elde ettikleri kâr ile yat, kotra, tekne ve gezinti gemilerinin satışında halen %1 olan Kdv oranı %18 e yükseltilmiştir.

7338 Sayılı Vergi Usul Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Resmi Gazetede Yayınlanarak Yürürlüğe Girmiştir.

Bu Kanunla yapılan Başlıca değişiklikler;

1- Basit usule Tabi Gelir vergisi mükelleflerinin Kazançları İstisna kapsamında alındı. Bu mükellefler için Gelir Vergisi beyannamesi verilmeyecek. ; (01.01.2021)

2- Sosyal Medya üzerinden metin, görüntü, ses, video gibi içerikler paylaşan sosyal içerik üreticilerinin bu faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlar ile akıllı telefon veya tablet gibi mobil cihazlar için uygulama geliştirenlerin elektronik uygulama paylaşım ve satış platformları üzerinden elde ettikleri kazançlara İstisna getirildi. (01.01.2022)

3- Tarımsal Destek Ödemeleri Gelir vergisi İstisna Kapsamında alındı.(26.10.2021)

4- Geçici Vergi Dönem sayısı 3 Dönem olarak değiştirildi. Son Dönem Kaldırıldı. (01.01.2022)

5- Vergiye Uyumlu Mükelleflerde %5 İndirim için gerekli olan şartlardan olan son 3 yıla ait ikamalen re’sen Tarhiyat bulunmaması şartı, Tarhiyat bulunmaması gerekiyor, Tarhiyat olsa bile bu tarhiyat indirim tutarının %1’ini aşmıyorsa yine indirim hakkı korunuyor.

6- Elektronik Defterler ve Defter Beyan Sistemi için, Berat ve onayın belirlenen usul, esas ve süreler dahilinde alınmaması veya yapılmaması durumunda defterler tasdik ettirilmemiş sayılır. İbaresi eklenmiştir.

7- Gider Pusulasının Düzenlenmesi ile ilgili maddede değişiklik yapııldı, Bankalardan ödenen Mal,Hizmet Alım Bedelleri için düzenlenen dekontlar Gider Pusulası yerine geçecek.

8- Maliyet Bedeline Eklenecek Giderler Güncellenmiştir.

9- 3.000 TL’den küçük alacaklar Dava ve İcra sahsına gerek kalmaksızın gider olarak dikkate alına bilecek ve İşletme Defterine tabi olanlarda Şüpheli alacakları gider olarak kayıtlara ala bilecek.

10- Konaklama vergisi uygulama süresi 01/01/2023’e ertelenmiştir.

Finansman Gider Kısıtlamasına İlişkin Karar Yayımlandı

VERGİ SİRKÜLERİ

NO: 2020/34

KONU: Finansman Gider Kısıtlamasına İlişkin Karar Yayımlandı.

4 Şubat 2021 tarihli ve 31385 sayılı Resmi Gazete’de finansman gider kısıtlamasına ilişkin olarak 3490 Sayılı Cumhurbaşkanı Kararı yayımlandı.

Hatırlanacağı üzere, 15.6.2012 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 6322 Sayılı Kanun ile firmaların finansman ihtiyaçlarını borçlanma yerine öz kaynakları ile finanse etmelerini teşvik etmek amacıyla, Gelir Vergisi Kanunu’nun “Gider Kabul Edilmeyen Ödemeler” başlıklı 41 inci maddesi ve Kurumlar Vergisi Kanununun, “Kabul edilmeyen indirimler” başlıklı 11 inci maddesinde yapılan değişiklikle geçmişte “finansman gider kısıtlaması” olarak bilinen uygulama bazı değişikliklerle yeniden getirilmiş; ancak bugüne kadar bu hükümün uygulanmasına ilişkin herhangi bir Karar yayımlanmamıştı.

Bugün yayımlanan 3490 Sayılı Karar ile bu uygulama hayata geçirilmiş olmaktadır.

Karara göre 1/1/2021 tarihinden itibaren başlayan vergilendirme dönemi kazançlarına uygulanmak üzere;

  • 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 41 inci maddesinin birinci fıkrasının (9) numaralı bendi hükümlerine göre; kullanılan yabancı kaynakları öz kaynaklarını aşan işletmelerde, aşan kısma münhasır olmak üzere, yatırımın maliyetine eklenenler hariç, işletmede kullanılan yabancı kaynaklara ilişkin faiz, komisyon, vade farkı, kar payı, kur farkı ve benzeri adlar altında yapılan gider ve maliyet unsurları toplamının %10’unun gider olarak indirilmesi kabul edilmeyecektir,
     
  • 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (i) bendi hükümlerine göre; kredi kuruluşları, finansal kuruluşlar, finansal kiralama, faktoring ve finansman şirketleri dışında, kullanılan yabancı kaynakları öz kaynaklarını aşan işletmelerde, aşan kısma münhasır olmak üzere, yatırımın maliyetine eklenenler hariç, işletmede kullanılan yabancı kaynaklara ilişkin faiz, komisyon, vade farkı, kâr payı, kur farkı ve benzeri adlar altında yapılan gider ve maliyet unsurları toplamının % 10’u kurum kazancının tespitinde indirim olarak kabul edilmeyecektir.

İlgili düzenelemede, belirlenen %10 luk gider kısıtlama oranını sektörler itibariyle farklılaştırma konusunda  Cumhurbaşkanına yetki verilmiş olmasına karşın yayınlanan 3490 sayılı Karar’da böyle bir oran farklılaştırmasına gidilmemiştir.

Diğer taraftan, uygulamaya ilişkin bazı belirsizlikler vardır. Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın konuya ilişkin açıklama yapması beklenmektedir.

Söz konusu Karara aşağıdaki bağlantı yoluyla ulaşabilirsiniz

193 Sayılı Gelir Vergisi Kanununun 41 inci Maddesinin Birinci Fıkrasının (9) Numaralı Bendi ile 5520 Sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 11 inci Maddesinin Birinci Fıkrasının (i) Bendi Kapsamında Gider ve Maliyet Unsurları Toplamının İndirimi Kabul Edilmeyecek Kısmının Tespitine İlişkin Karar (Karar Sayısı: 3490)

Saygılarımızla.

Yıllara Sari İnşaat ve Onarım İşlerinde Stopaj Oranı %5’e yükseltildi

Özet04.02.2021 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 3491 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile, birden fazla takvim yılına yaygın inşaat ve onarım işleri ile uğraşanlara yapılan hakediş ödemeleri üzerinden Gelir Vergisi Kanunu ve Kurumlar Vergisi Kanunu uyarınca uygulanacak tevkifat oranı %3’ten %5’e çıkarılmıştır.

Açıklamalar: 04.02.2021 tarih ve 31385 sayılı Resmi Gazete’de 3491 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı Yayımlanmıştır. Söz konusu karar uyarınca; Gelir Vergisi Kanunu’nun 94. maddesi ile Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 15. ve 30. maddeleri kapsamında birden fazla takvim yılına yaygın inşaat ve onarım işleri ile uğraşanlara bu işleri ile ilgili yapılan hakkediş ödemeleri üzerinden uygulanan stopaj oranı %5 olarak yeniden belirlenmiştir.

Söz konusu karar, 01.03.2021 tarihinden itibaren yapılacak ödemelere uygulanmak üzere yayım tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Saygılarımızla,

Ek: 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü Maddesinde Yer Alan Tevkifat Nispetlerine İlişkin 2009/14592 Sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ve 5520 Sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 30 uncu Maddesinde Yer Alan Vergi Kesintisi Oranlarına İlişkin 2009/14593 Sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile 5520 Sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun 15 inci Maddesinde Yer Alan Vergi Kesinti Oranlarına İlişkin 2009/14594 Sayılı Bakanlar Kurulu Kararında Değişiklik Yapılması Hakkında Karar (Karar Sayısı: 3491)

https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2021/02/20210204-12.pdf

Youtuberların Vergilendirilmesi, Vergi Mükellefi Olmak Şart mı?

Covid-19 sonrası hastalığın yayılım hızının azaltılabilmesi için sosyal izolasyon tedbirleri günden güne artırılıyor. İşte bu izolasyon tedbirlerinin bir yansıması olarak sosyal medya araçlarının kullanımı da günden güne baş döndürücü bir şekilde artmakta. Bu artışın yaşanması ile sosyal medya fenomenlerinin yeniden parladığı günlere şahitlik ediyoruz.

Şu sıralarda bazı sorular yeniden gündeme gelmeye başladı:

  • Sosyal medya platformu YouTube üzerinden gelir elde edenler nasıl vergilendirilecek?
  • Vergi mükellefi olmadan YouTuber nasıl olunur?
  • YouTube üzerinden gelir elde edenlerin vergilendirilmemesi için herhangi bir sınır var mı?
  • 18 yaşından küçük YouTuberlar için vergisel avantajlar var mı?

Bu ve buna benzer birçok soruya cevap aradığımız yazımızda güncel mevzuat düzenlemeleri ışığında açıklamalar yapılacaktır.

YouTuber olarak çeşitli şekillerde gelir elde edilebilmektedir. Bu gelirler,

  • Youtube tarafından video izlenmeleri ile kazandığınız reklam gelirleri. (Google Limited Ireland tarafından yapılan ödemeler için)
  • Video yayın akışı içerisinde reklamını yapmak için çeşitli sponsor anlaşmaları yoluyla gelir elde edilmesi şeklinde olabilmektedir.

YouTuberlar yani video içerik üreticileri, hazırladığı videoları kendi kanallarında doğrudan kendileri yayınlayarak para kazanabileceği gibi, kullanıcı hesaplarının profesyonel sosyal medya ajansları aracılığı ile yönetilmesini sağlayarak da gelir elde edebilmektedir. Bu iki olasılığa göre vergilendirme durumu değişmektedir.

İlk senaryo içerik üreticisinin kendi şahsi YouTube hesabı üzerinden para kazanması şeklinde gerçekleşmektedir.

Bu şekilde para kazanmakta olan içerik üreticilerinin, YouTube tarafından izlenme sayısı ve süresine göre kazandığı gelirler “Reklam Geliri” olarak değerlendirilmektedir. Dolayısıyla ister sponsorlarla anlaşıp videolarda sponsor reklamı yapılsın, isterse herhangi bir sponsor ile anlaşmadan sadece videoların izlenmesinden gelir elde edilsin, bu gelir “Reklam Geliri” olarak değerlendirilmekte ve Gelir Vergisi Kanununda yer alan 7 gelir unsuru arasındaki “Ticari Kazanç” hükümlerine tabi olmaktadır.

Bu şeklide gelir elde eden bir içerik üreticisinin, mahalledeki marketin ya da AVM’deki bir kahveci dükkanının vergilendirilmesinden farklı olmayacak şekilde vergi mükellefiyeti tesis ettirmesi gerekmektedir.

Zira, elde edilen gelirin serbest meslek kazancı ya da arızi kazanç hükümlerine tabi değil “Ticari Kazanç” hükümlerine tabi olması gerektiği verilen bir yazılı görüş ile netliğe kavuşmuştur.

Bu senaryoda para, Google Limited Ireland tarafından YouTuberın banka hesabına aktarılmaktadır. Yine yayınlanan videolarda eğer bir şirket ile sponsorluk anlaşması yoluyla gelir elde ediliyorsa sözleşmenin muhatabı doğrudan YouTuber olmaktadır.

Vergi kaydım yok, bir sınır varmış ben o sınırın altında para kazanıyorum, 18 yaşından küçüğüm, her ay para kazanmıyorum, sponsorum vergimi benim yerime ödüyor, mükellef olmayı da düşünmüyorum, Maliye beni nerden bulacak” demeyin…

YouTube üzerinden gelir elde edenlerin en büyük yanılgısı işte tam olarak bunlar.

Öncelikle elde edilen gelir reklam geliri olarak değerlendirildiği için ticari kazanç olduğunu ifade ettik. Ticari kazançlarda mükellef olmanız için herhangi bir istisna sınırı yoktur. Arızi kazançlar ile ilgili olan 2020 yılı için 40.000 TL sınırının bu şekilde elde edilen gelir ile herhangi bir ilgisi yoktur.

464 seri no.lu V.U.K. Genel Tebliği ile bankaların periyodik olarak Hazine ve Maliye Bakanlığı’na bilgi vermesini zorunluluk haline getirilmiştir. Bu aşamada banka hesaplarına uygulanacak basit bir filtre ile Google Limited Ireland’dan gelen paraların; kimlerin, ne zaman banka hesaplarına geldiğini tespit etmek zor olmayacaktır.

Ayrıca, 476 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı’nın yayımlanması ile birlikte, 2019 yılı başından itibaren sponsorların, mükellef olsun olmasın tüm YouTuberlara sponsorluk (Reklam hizmeti vermesi karşılığında) ödemesi yaparken, %15 gelir vergi kesintisi yapmasını zorunlu hale getirmiştir. Bu şekilde sponsorun yaptığı kesintiyi vergi dairesine beyan ederken, reklam hizmeti veren YouTuberın T.C. kimlik numarasından, ne kadarlık bir ödeme yaptığına kadar birçok önemli bilgileri beyan etmektedir. Beyan edilen bu bilgileri Gelir İdaresi Başkanlığı’nın veri analizi havuzundan çıkartıp, işlem yapması da zor olmayacaktır.

Geçtiğimiz yıllarda Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından banka hesaplarına Google Limited Ireland’dan ödeme yapılanların tespit edilip, vergi dairelerine görüşme yapmak için çağrıldıkları unutulmamalıdır. Vergi müfettişlerine sağlanan veriler ile uzaktan denetim yapmak gelişen teknoloji ile son dönemde çok kolay hale gelmiştir.

Vergi mükellefi olmak için herhangi bir yaş sınırı yoktur. Bu durumda 18 yaşın altında olan bir YouTuber gelir elde ediyorsa gelir vergisi mükellefi olacaktır. Ancak 29 yaş altında bir YouTuber için önemli bir fırsat söz konusudur. Eğer şartları uygunsa 75.000 TL genç girişimci kazanç istisnasından faydalanma şansı olacaktır. Ancak bu uygulama için vergi mükellefiyeti gerekmekte olduğundan en temel şart, işe başlama bildiriminde bulunulması olacaktır. Diğer şartlar açısından hızlı bir değerlendirme yapmak gerekirse, işe başlama bildirimini kanuni süresi içerisinde yapmak, ilk kez işe başlama bildiriminde bulunmak, mükellefiyet başlangıç tarihi itibariyle 29 yaşını doldurmamış olmak gibi birtakım zorunluluklar söz konusudur. Şartlar uygunsa elde edilen yıllık gelirin 75.000 TL’lik kısmı, gelir vergisinden istisna olacak ve vergilendirilmeyecektir.

“Vergi mükellefi olursam ne kadar vergi ödeyeceğim? Vergim nasıl hesaplanır? Kazandığım tüm parayı vergi olarak mı ödeyeceğim? Vergisel yükümlülüklerim olacak mı?” gibi soruları sormak da en doğal hakkınız…

Vergi mükellefiyet kaydı açılmasından önce bir meslek mensubu (SMMM) ile anlaşma yapılması lazım.

Elde edilen gelirler için Vergi Tarifesi,

22.000 TL’ye kadar  % 15
49.000 TL’nin 22.000 TL’si için 3.300 TL, fazlası % 20
120.000 TL’nin 49.000 TL’si için 8.700 TL (ücret gelirlerinde 180.000 TL’nin 49.000 TL’si için 8.700 TL), fazlası% 27
600.000 TL’nin 120.000 TL’si için 27.870 TL (ücret gelirlerinde 600.000 TL’nin 180.000 TL’si için 44.070 TL), fazlası% 35
600.000 TL’den fazlasının 600.000 TL’si için 195.870 TL (ücret gelirlerinde 600.000 TL’den fazlasının 600.000 TL’si için 191.070 TL), fazlası% 40

Örneğin, yıllık 10.000 TL vergi matrahı olan bir YouTuber %15’lik vergi dilimine girecek ve 1.500 TL gelir vergisi ödeyecektir.

Burada dikkat edilmesi gereken konu; YouTube’dan ya da sponsorlardan elde edilen gelirlerden, birçok gider kaleminin vergi matrahı hesaplanırken düşülebilmesidir.

Vergi mükellefiyeti açılınca işinizle ilgili kullandığınız tüm materyalleri gelirlerinizden indirmeniz mümkün. Bu şekilde gider olarak kullanabileceğiz şeyler oturduğunuz evin kirası, ısıtma, elektrik gibi giderlerinin yanı sıra kamera, mikrofon, bilgisayar gibi birçok kalemden oluşmaktadır. Örneğin, YouTube’dan yıllık 10.000 lira gelir elde eden bir mükellefin, bu kalemleri gider olarak indirdikten sonra vergilendirilecek matrah bulunmaması (zarar) ve gelir vergisi ödememesi mümkün olabilecektir. Bu ve buna benzer gider kalemlerinin neler olduğu konusunda beyannamenizi vergi dairesine beyan edecek olan meslek mensubu (SMMM) size yardımcı olacaktır.

Dikkat edilecek olursa bu şartlardan faydalanmak için zamanında mükellefiyet açılması önemlidir. Eğer şartları sağlıyorsanız bir mali müşavir ile anlaşarak vergi mükellefiyeti açmanız sizin için ciddi bir vergi avantajı sağlayacaktır.

Mükellef olduktan sonra birtakım vergisel yükümlülükler söz konusu olacaktır. Mükellefiyetiniz Katma Değer Vergisini de içereceğinden, her ay KDV beyannamesi vermeniz gerekecektir. Eğer tevkifata tabi herhangi bir işleminiz olmayacaksa yani işyeri kira ödemesinde bulunmayacaksanız veya yanınızda işçi çalıştırmayacak, ücret ödemesinde bulunmayacaksanız Muhtasar beyanname mükellefiyetiniz olmayacaktır.

Ayrıca her yıl mart ayında vereceğiniz yıllık gelir vergisi beyannamesi ve 4 ayda bir geçici vergi beyannamesi vermeniz gerekecektir. Unutulmamalıdır ki bahse konu olan bu 3 beyanname üzerinden damga vergisi mükellefi olmadan damga vergisini de ödemelisiniz.

Elde ettiğiniz reklam gelirleri içinYouTube’a KDV’li fatura düzenlenmesi gerekmekte olup belge düzenleme konusunda muhasebecinizden yardım alabilirsiniz.

“Vergi mükellefiyeti açtırmadan YouTuber olmak mümkün olabilir mi?” sorusunun yanıtı bizce evet! Ama çok önemli şartları var…

İçerik üreticisi bir YouTuber olarak hesabınızın sosyal medya ajansı tarafından yönetilmesi halinde mükellefiyet kaydı açtırmayabilirsiniz. Şöyle ki; ürettiğiniz içerikleri profesyonel bir sosyal medya ajansı şirketi ile anlaşarak ilgili şirketten “telif hakkı ödemesi” alınması halinde mümkün olabilir. Bu şekilde elde edilen gelir artık reklam ya da sponsorluk geliri değil, gelirin 7 unsurundan serbest meslek kazancı olarak değerlendirilecektir.

Gelir Vergisi Kanunu madde 18’de yer alan hükme göre “…film, video band, radyo televizyon senaryo ve oyunu gibi eserlerin… internet ortamında yayınlama… hakkını satmak” telif hakkı satışı olarak değerlendirilmiş ve serbest meslek kazancı istisnası olarak açıklanmıştır. Yani telif ödemesi alan YouTuber için gelir vergisi mükellefiyeti açılması gerekmeyecektir. 

“Bir sosyal medya yönetim ajansı ile telif hakkı sözleşmesi yaptım vergi hesaplanacak mı?”

Serbest meslek kazanç istisnasından faydalananların; mükellefiyet açtırmayacağı, vergi vermeyeceği anlamına gelmemektedir. Bu noktada telif hakkı ödemesini yapan şirket, sözleşmedeki tutarın %17’sini Youtuber adına gelir vergisi kesintisi yapmak suretiyle, vergi dairesine ödemektedir. Bunu tek işverenden ücret geliri elde eden birisinin ödediği vergi gibi düşünebilirsiniz. İşveren brüt ücretten kestiği vergiyi devlete çalışanı adına ödemekte böylece ücret geliri elde eden kişi ne vergi dairesine gidip mükellefiyet açtırmaktadır ne de herhangi bir beyanname vermektedir..

Örneğin, 2.000 TL net telif ödemesi alacak olan bir YouTuber için (Brüt tutar: 2.000/0,83=2.409,60) 409,60 TL gelir vergisi stopajı hesaplanıp, vergi dairesine ödenecektir. İşte bu süreci YouTuber adına vergi sorumlusu sıfatıyla telif ödemesi yapan şirket yönetecektir.

KDV noktasında ise KDV Genel Uygulama Tebliği’nde yer alan hüküm önemlidir. “İşlemlerine ait verginin beyan ve ödeme mükellefiyeti sorumlular tarafından yerine getirilen serbest meslek mensupları (Gelir Vergisi Kanunu’nun 18 inci maddesinde sayılanlar) ayrıca KDV beyannamesi vermez ve defter tutmazlar. İşlemin belgelendirilmesi ise Vergi Usul Kanununun genel hükümlerine göre gerçekleştirilir.

Bu uygulamaya göre, Gelir Vergisi Kanun’unun 94 üncü maddesinde sayılan kişi, kurum ve kuruluşlar, aynı Kanunun 18 inci maddesi kapsamına giren kişilere yaptıkları ödemeler ile ilgili olarak gelir vergisi (GV) stopaj tutarı dâhil işlem bedeli üzerinden KDV hesaplayıp sorumlu sıfatıyla beyan edip öderler. Hesaplanan KDV tutarı GV stopaj matrahına dâhil edilmez.”  

Yukarıdaki örneğe göre 2.000 TL net telif ödemesi alan YouTubera yapılan ödemeden; brüt 2.409,60 TL üzerinden %18 KDV hesaplanacak ve 433,70 TL KDV hesaplanması gerekecektir. Yine bu tutarı da ödemeyi yapan şirket, YouTuber adına vergi dairesine sorumlu sıfatıyla tam tevkifat yapmak suretiyle beyan edip ödeyecektir.

Bu şekilde telif ücret ödemesi alan içerik üreticileri elde ettiği gelirin yaklaşık %30’unu devlete vergi olarak ödemektedir. Telif ödemesi kapsamında düzenlenecek belge iki nüsha olarak düzenlenen gider pusulası olup, biri YouTubera verilecek diğeri ise telif ücreti ödemesini yapanda kalacaktır.

Özetle YouTuber vergi mükellefiyetinin gerektirdiği birçok yükümlülükten kurtulmuş olsa bile, vergi hesaplanmakta ve devlete YouTuber adına ilgili aracı reklam şirketi tarafından vergisi yatırılmış olmaktadır.

Ancak bu durumda olunsa bile Gelir Vergisi Kanunu madde 18’e 2019 yılında eklenen bir hükme göre (Bu madde kapsamındaki kazançları toplamı 103 üncü maddede yazılı tarifenin dördüncü gelir diliminde yer alan tutarı aşanlar bu istisnadan faydalanamazlar. Bu durumda olanların, 94 üncü maddenin birinci fıkrası kapsamında tevkifat yapma yükümlülüğü yoktur.) 2020 yılı için yıllık toplam 600.000 lirayı aşan geliri olan bir YouTuber artık serbest meslek kazancı istisnasından faydalanamaz ve mükellef kaydı yaptırması gerekmektedir.

Unutulmamalıdır ki elde edilen her türlü kazanç idare tarafından verilendirilmek istenmektedir. YouTuberlar açısından bakıldığında elde ettikleri gelirler; ister mükellefiyet tesis edilerek olsun, ister telif kazancı kapsamında mükellef olunmadan kesinti yoluyla olsun muhakkak idare tarafından bir tespitin varlığı halinde vergiye tabi tutulacaktır.

Şirket Unvanı Nasıl Seçilir, Nelere Dikkat Etmek Gerekir

Şirket kurulum aşamasında dikkat edilmesi gereken önemli noktalardan biri, şirket unvanı belirlemektir. Ticaret unvanı seçerken şahıslara ait işletmelere ve şirketlere göre dikkat edilmesi gereken farklı hususlar bulunuyor. Bu yazımızda, şirket türlerine göre unvan seçiminde dikkat edilmesi gerekenleri işledik.

Türüne göre şirket unvanı seçimi

  • Şahıs işletmelerinde ticaret unvanı seçilirken şahsın ad ve soyadını kullanması mecburi. Buna ilaveten tacirin, işletmesi ile yanlış bir kanaat uyandıracak olan ifadeler hariç, istediği ekleri de unvanında kullanması mümkün. Özellikle gerçek kişilerin ticaret unvanlarına bir şirketin mevcut olduğu zannını uyandıracak ilaveler yapmaları yasak.
  • Kolektif şirketin ticaret unvanı, bütün ortakların veya hiç olmazsa ortaklardan birinin adı ve soyadını, şirketi ve şirket nevini gösterecek bir ibareden oluşması gerekiyor. 
  • Adi veya sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerin ticaret unvanları ise komandite ortaklardan en az birinin ad ve soyadıyla, şirketi ve türünü gösterecek bir ibareden oluşması şartı bulunuyor. Bu şirketlerin ticaret unvanlarında komanditer ortakların ad ve soyadlarının bulunması kanunen yasaklanmış durumda.
  • Limited, anonim ve kooperatif şirketler, unvanlarında faaliyet konularını göstermek zorunda. Buna ilaveten tacirin işletmesi ile yanlış bir kanaat uyandıracak olan ifadeler hariç istediği ekleri de unvanında kullanması mümkün. Ayrıca bu şirketlerin ticaret unvanlarında; “Limited Şirket”, “Anonim Şirket” ve “Kooperatif” kelimelerinin bulunması şart. Ticaret unvanında gerçek bir kişinin ad veya soyadı bulunması halinde şirket türünü gösteren ibarelerin rumuzla veya kısaltılmış olarak yazılmaları mümkün değil.

Şirket unvanı seçiminde diğer önemli hususlar

  • Bir işletme, şubesi de ticaret unvanını seçerken kendi merkezinin ticaret unvanını kullanmak ve şube unvanının sonuna şube olduğunu belirtmek mecburiyetinde. Bu unvana şube ile ilgili ilavelerin yapılması da mümkün.
  • Seçmeyi düşündüğünüz ticaret unvanının başka bir işletme tarafından kullanılıp kullanılmadığını öğrenmek için Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi Müdürlüğü’nün internet sayfasında bulunan “Sorgulama” bölümüne giriş yaparak, Birliğimiz ile Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nın ticaret unvanı veritabanları üzerinden sorgulama yapabilirsiniz.
  • Gerçek kişiler kayıtlı oldukları Ticaret Sicili Memurlukları’nın faaliyet alanı içerisinde bulunan başka bir gerçek kişinin kullandığı ticaret unvanının aynısını seçmeleri mümkün değil. 
  • Şirketlerin ülkemizde faaliyet gösteren başka bir şirketin unvanının aynısını kullanmaları mümkün değil. Şirketler için seçilen unvanın başka bir şirket tarafından kullanılan bir unvandan farklı olabilmesi için unvanın çekirdek bölümünden sonra gelen sektör bazındaki iki kelimenin farklı belirlenmesi gerekiyor.